Ana SayfaHizmetlerBlogİletişim
← Tüm yazılar

Terapi bize neler öğretebilir?

Terapi, her duygunun acil bir durum olmadığını fark etmeyi öğretebilir. “Bu durumu hemen çözmeliyim, birilerini aramalıyım, çok kaygılıyım” düşüncesinden, “Tüm cevaplara sahip olmam gerekmiyor; her şeyi hemen çözemeyebilirim” diyebilmeye doğru bir yolculuk olabilir.

Duygularımız, içinde bulunduğumuz koşullar ne olursa olsun bizim için gerçektir. Onların varlığını inkâr etmek, hemen ortadan kaldırmaya çalışmak ya da tamamen onların içinde kaybolmak, hayatımızın birçok alanında bizi zorlayabilir. Terapide sıklıkla bir duygunun nereden geldiğini anlamayı, o duyguyu tolere edebilmeyi ve duygu varlığını sürdürse bile hâlâ seçeneklerimizin ve eylem gücümüzün olduğunu hatırlamayı çalışırız.

Örneğin birinin bize kızdığını ya da bizimle ilgili olumsuz duygular beslediğini düşünmek elbette zorlayıcı olabilir. Böyle bir durumda terapide kontrol edebildiğimiz alanları fark etmeyi ve durumun ortaya çıkardığı duygulara alan açmayı öğrenebiliriz. Karşımızdaki kişinin tam olarak ne hissettiğini hiçbir zaman kesin olarak bilemeyebileceğimizi kabul etmek ve bu belirsizliğe dayanabilmek de sürecin bir parçası olabilir.

Bazen verdiğimiz tepkilerin abartılı olduğunu düşündüğümüz anlar da olur. Böyle zamanlarda kendimize eleştirel bir sesle yaklaşmak yerine, bu tepkinin ortaya çıkmasına neden olan tarafımıza merakla yaklaşmayı öğrenebiliriz. Çünkü bir tepki işlevsiz ya da zarar verici olsa bile, onu yalnızca eleştirerek değiştirmek çoğu zaman mümkün olmayabilir. Önce o tepkinin neyi korumaya çalıştığını, nasıl ortaya çıktığını ve bugün hâlâ neyin onu sürdürdüğünü anlamaya ihtiyaç duyarız. Kendimize daha nazik ve meraklı bir yerden yaklaşabildiğimizde, değişimi destekleyen sağlıklı yetişkin tarafımıza da daha fazla alan açabiliriz.

Belki de terapinin sunduğu en önemli alanlardan biri, duygularımızı hemen değiştirmek zorunda kalmadan onlarla birlikte hareket edebilmeyi öğrenmektir. Her belirsizliği çözmek, her duyguyu ortadan kaldırmak ya da her durumu kontrol etmek zorunda değiliz. Bazen değişim, önce yaşadığımız şeyi anlamak, ona alan açmak ve tüm cevaplara sahip olmadan da yolumuza devam edebileceğimizi fark etmekle başlar…