Ana SayfaHizmetlerBlogİletişim
← Tüm yazılar

Her duyguya yer vardır, ancak her duygu direksiyona geçmez

Duygu düzenlemek her zaman sakinleşmek anlamına gelmez. Bazen duygularımızı deneyimlemeye ve ona alan açmaya ihtiyacımız vardır. Duygu düzenleme ise tam olarak buralarda devreye girer. Duygularımızın bizler için bir fonksiyonu vardır.

Bazen öfkenin altında karşılanmamış bir ihtiyaç, duyulma isteği ya da ihlal edilmiş bir sınır olabilir. Bu örnek üzerinden, duygu düzenlemenin amacını değerlendirdiğimizde hedefimizin öfkeyi ortadan kaldırmak olması hem yorucu hem de başarısız bir girişim olabilir. Öfkeyle ne yapacağımızı seçebiliriz, öfkemizin bize ne anlatmaya çalıştığını duyarsak, belki de görülmemiş bir ihtiyacımızı fark edeceğiz…

Olumsuz duyguları hissetmek elbette kolay bir deneyim değildir. Ancak bu duyguları bastırmaya, görmezden gelmeye çalışmak o duyguların kaybolmasını sağlamaz. Böyle bir kaçınma kısa vadede rahatlatabilir ama uzun vadede duyguyla temas etme ve tolerans geliştirme fırsatını azaltabilir. Duyguları uzun süre bastırmak, onları ortadan kaldırmak yerine farklı şekillerde deneyimlememize yol açabilir. Örneğin yoğun duygusal sıkıntı bazı kişilerde bedensel belirtilerle kendini gösterebilir. Somatizasyon kavramı, psikolojik süreçlerin fiziksel belirtilerin ortaya çıkmasında rol oynayabildiği durumları ifade eder.

Duygu düzenleme, bireyin yaşadığı duyguları fark etmesi, anlaması ve sağlıklı bir şekilde yönetebilmesi kapasitesidir, amaç duyguyu yok etmekten çok onunla kurduğumuz ilişkiyi anlamak ve hayatımızı, kararlarımızı olumsuz etkilemesinin önüne geçmektir. Her duyguya yer vardır, ancak her duygu direksiyona geçmez. Burada hedefimiz, yalnızca öfke veya korku gibi olumsuz duyguları bastırmak değil, mutluluk gibi olumlu duyguları da dengeli yaşayabilmektir.

Duygu Düzenleme yaklaşımları:

Psikoeğitim ve öz farkındalık: Duyguların nasıl işlediğine dair bilgi edinmek ve kişinin kendi duygularını daha iyi tanıması, duygularını fark etmesini ve onlarla daha rahat bir ilişki kurmasını destekleyebilir. Bu farkındalık, kişinin duygularına daha otomatik tepkiler vermek yerine onları düzenleyebilmesine yardımcı olabilir.

Bilişsel yeniden değerlendirme: Yaşanan bir duruma ilişkin bakış açımızı bilinçli olarak değiştirmek, o durumun üzerimizde yarattığı duygusal etkiyi de değiştirebilir. Örneğin, bir başarısızlığı utanç verici bir deneyim olarak görmek yerine, öğrenme ve gelişme fırsatı olarak değerlendirmek buna örnek olabilir.

Şema Terapide zorlayıcı duyguları ortadan kaldırmaya ya da onlardan kaçınmaya çalışmak yerine, bu duyguların kabul edilmesini teşvik eder. O duyguların kişinin öyküsünde nerelerde ortaya çıktığı, hangi örüntüleri takip ettiği ve hangi ihtiyacın karşılığı olduğunu anlamaya çalışılır.